default_mobilelogo

Bizim de ilk defa gittiğimiz tılsımlı bir noktadayız… Dalyan… İztuzundan daha çok Dalyan Kaya mezarlarını merak ettiğimizden Dalyan’ın dar sokaklarından birine bırakıyoruz arabalarımızı ve yolumuza yürüyerek devam ediyoruz. Dalyan’ın havası heryerden farklı…

 Biraz bizden, biraz değil… Sokaklarda çoğunluk Alman turistlerin. Her köşe başı pub a dönüştürülmüş. Çok kendi halinde, sokaktaki herkesi içene alabilen, herkese ait bir yer… Dalyan’ın merkezi denizden uzak olduğu için çok kalabalık değil, bizim gibi geçerken uğrayan meraklılar mevcut. En yakınımızdaki dağı gözümüze kestirerek, sokakları geziyoruz ve karşımızda Kral Mezarları…

 

 

Buraya gelmeden önce biraz tarihi araştırma yapmıştım bu nedenle boş boş bakmaktansa bildiklerimi paylaşıyorum ve fahri rehberlik yapıyorum. Hangi yüzyılda yapıldığı kesin olarak bilinmeyen bu mezarlar muhtemelen Perslerin veya Büyük İskender'in istilası üzerine yarım kaldığı tahmin edilmektedir. O yüzyıllarda hangi teknoloji ile asıl yapıldığı bilinmeyen, ‘Krallar yüksekten bakar’ inanışı ile yapılmış bu mezarlar gerçekten çok büyük. Baktıkça tekrar bakıyorum ve tekrar tekrar…

 

Etraftaki teknelerden bir tane ayarlıyoruz ve buradan ayrılmadan tekne turumuzu da tamamlayalım istiyoruz. Çoluk çocuk toplam 11 kişiyiz, Kaptan amca ile 1 saatlik tekne turu için 150 TL ye anlaşıyoruz. Gezinin bundan sonrası unutamayacağım güzelliklerle dolu. Yeşille mutlu olan ben gibi iseniz bir ömür geçirebilirsiniz burada.

 

İşte tekne turundan bazı kareler…

 

                                 

                                       Alıntıdır.

Teknelere Kral Mezarların önünden biniliyor. Otellerin, evlerin, cafelerin önünden ilerleyerek Dalyan Çayında geziye başlıyoruz. Dalyan kapısından çıktıktan sonra coğrafya biranda değişiyor. Yolunu bilmeyenler için kaybolmamak imkansız. Dalyan kelime anlamı olarak balık tutmak için yapılan alan demektir. Üstte solda görünen yapıların kışın kapakları kapatılıp, ağ gerilerek denizden gelen balıkların büyümesi için kapalı havzalar oluşturuluyor. Üstten görünüşü ise üstteki sağdaki gibidir.

Tekne turu sazlıkların arasından iyot kokuları eşliğinde süzülürken etrafımızda bir sürü tekne görüyoruz. Kimisi dönüyor, kimisi kaplumbağaları ve yengeçleri görmek için kıyıda bekliyor. Bizim çocuklarda kaplumbağa görmek istiyorlar ancak pek şanslı değiliz göremiyoruz.

 

Tekne turumuz Dalyanağzı Plajına kadar gidiyor ve aynı yerden geri dönüyor. Tekne ile gidilen plaja Dalyanağzı Plajı, araçlarla ulaşılan ise  İztuzu plajı oluyor.

Dalyan çayı kenarında görüyorum ki bir çok lux otel, pansiyon ve evler var. Tekne turu bitip karaya ayak basınca o kenarındaki emlakçıların ilanlarına şöyle bir göz atıyorum ki ne göreyim J Ev fiyatları dolar/Euro üzerinden… Emlakçı amcanın biri 5-6 sene öncesine kadar fiyatların çok ucuz olduğunu ancak Dalyan’ın tanıtımı Almanya’dan yapılmaya başlanınca, yabancı turist gelmeye başladıkça fiyatların çok arttığını, yerli halkın evini değerinin çok çok fazlasına Alman turistlere satıp köylerine gidip ikişer ev aldıklarını söyledi.

 

Ne yiyelim derseniz? Mavi yengeç meşhur. Avrupa’nın lüx restoranlarında yüksek fiyatlara satılan Mavi Yengeçler burada 5-10 TL arasında değişiyor. Bize cazip gelmediği için denemedik ancak severseniz bu fiyata kaçırmayın derim…

 

Herşeye rağmen tekrar gelmek üzere gözüm arkada kalarak İztuzu’na doğru ayrılıyoruz.

İztuzu Dünyada en iyi korunan ikinci plajmış.  Caretta Carettaların yumurtlama yeri olduğu için Çevre örgütleri tarafından koruma altında. Dalyanlılar coğrafyalarına çok fazla sahip çıkıyor ve değerini biliyorlar. Bu nedenle Dalyan’ın ve İztuzunun betonlaşmanı engelliyorlar. İztuzu girişi normalde ücrete tabi ancak günün sonlarına yaklaştığımız için bariyerler açık, giriş serbest.  4, km lik sahil şeridi boyunca tek bir yapı yok, altın sarısı kumların egemenliğinde bir alan. Dalyan Belediyesi tarafından işletilen günlük ihtiyaçların karşılandığı bir küçük büfeden ibaret İztuzu sahili. Bu nedenle temiz, brarra ve Carette Carettalara ait. Duyduğumuza göre deniz genellikle dalgalı olurmuş. Hayranlıkla bakmaktan sanırım hiç fotoğraf çekmemişim :)

Akşam olmak üzere ve bizim Marmarise kadar biaz daha yolumuz var bu nedenle bugünü denize girmeden ama Dalyan gibi güzel bir yeri görerek bitiriyoruz tatilin ilk yarısını.

 

İlk fırsatta tekrar Dalyan'a gideceğime söz verdim, bakalım ne zamana kısmet olacak...

 

 

Darısı başınıza...

 

 

Tatilin devamı için:

ÖLÜDENİZ

DALYAN- İZTUZU

KAPUTAJ PLAJI

 

 

 

 

Diğer seyahat yazıları için:

Neden Yunan  Adalarına Gidiyoruz yazısı için TIKLAYINIZ

Kassandra Halkidiki Gezisi için TIKLAYINIZ

Kassandra Afitos  Turu için TIKLAYINIZ

Thassos Adası 1.bölüm TIKLAYINIZ

Thassos Adası 2.bölüm TIKLAYINIZ

Yunanistan Pasaport Vize Araç İşlemleri için TIKLAYINIZ

Baharda Alaçatı yazısı için TIKLAYINIZ

Bir küçük EDİNBURGH-İSKOÇYA turu için TIKLAYINIZ

Bir Eylül Rotası: ÖLÜDENİZ

Doğa Harikası: DALYAN- İZTUZU

Gerçek mi gerçek KAPUTAJ PLAJI

Egenin Başladığı yer: Kuzey Ege

Büyüleyici, hayran bırakan: AKYAKA AZMAK NEHRİ

Rüya gibi bir köy: MARMARİS SELİMİYE KÖYÜ

Bol yıldızlı bir tatil: ULUSOY KEMER HOLİDAY CLUB

BODRUM-BİTEZ Gezisi için TIKLAYINIZ

Bir Tatlı Huzur: URLA için TIKLAYINIZ

Küçük Bir Mola: İZMİR turu için TIKLAYINIZ